ADAM KAYIRMA VE TORPİL; YAPILAN GÜZEL İŞLERİ GÖLGELİYOR...
ADAM KAYIRMA VE TORPİL; YAPILAN GÜZEL İŞLERİ GÖLGELİYOR...

AZİZ ARSLAN
-Kıymetli okurlarım! En sonunda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim.
Şöyle ki...
İşe alımlarda adam kayırma ve torpilin yansımaları gençler arasında büyük bir travma ve hayal kırıklığı yaşatmakta. Adam kayırma ve torpil konusu ile alakalı ciltler dolusu yazılar yazılıp çizilmiştir. Ama her nedense adam kayırma ve torpil iddiaları hiç gündemden düşmüyor! İş alımlarında mevzuata göre baş vuruyorsunuz ve tüm şartlarınız eksiksiz tutuyor. Ama mülakata eleniyorsunuz? Sonra eyvallah diyorsunuz, ısrar etmiyorsunuz. Daha sonra bir bakıyorsunuz, size kapatılan kapılar başkalarına açılmış. Bu nasıl olur ya? Puan ve sıralama derecem üst seviyede mülakattan nasıl geçemedim? Moral bozukluğuyla ne zaman bitecek bu adaletsizlik diye...
Yakın bir zaman önce Petrol-İş Sendikası Batman Şubesi Başkanı Lokman Akkuş tarafından (TPAO) Batman Türkiye Petrollerine personel alımları, siyasi müdahale iddiasını kamuoyuna taşımıştı. Bu tartışmalar üzerine Batman AK Parti İl Başkanı Şansi, bir basın kuruluşuna verdiği demeçte Batmanlı gençlere referans olduk ifadesini kullanmıştı.
Sevgili okurlarım... Bu konuyla alakalı bir beyin jimnastiği yapalım. Türkiye geneli personel alımlarında yapılan müdahale, torpil ve kayırmalar liyakat yerine bağlantılar kullanılarak bir kişiye iş imkanı sağlanması, liyakatli gençlerin emeğinin gasp edilmesinde toplumda vicdanların yaralanmasına yol açmıyor mu? Aklıma gelmişken; Halka olan yakınlığı, fikirleri ve görüşleri nedeniyle kamuoyunda Süper Vali olarak adlandırılan Merhum Recep Yazıcıoğlu'nun uzun yıllar önce liyakate vurgu yaptığı ifadelerini dikkatlere sunmak istiyorum.
Yazıcıoğlu: Maalesef Türkiye’de bir yerlere gelmek için siyasetten bazı angajmanların ilişkilerin içine girilmesiyle, Türkiye’deki bütün makamlar siyasi makam oldu, nerdeyse odacılık bile siyasi makam haline gelecek, her yere siyasetten geliniyor. Uzmanlık, deneyim, birikim böyle bir arayış söz konusu değil? İşte "Benim adamım, senin adamın" ne zamana kadar olacak bu arayışlar. Yani liyakati göz ardı eden, tecrübeyi göz ardı eden, beceriyi, verimi göz önüne almayan bir yaklaşımdan ürün çıkmaz, verim çıkmaz, randıman çıkmaz. Bürokrasi siyasi bir makam değil, teknik makamlardır. Politika yalnız siyasi makamdır. Bakıyorsunuz Genel Müdürü Siyasi, Müsteşarı Siyasi, İl Müdürü Siyasi gidip, İl Parti Başkanından mı? Tekmil alacak. Dolayısıyla iş gidip dönüyor, bütün olay siyasi ilişkilere dayanıyor. Sağlıklı sonuçlar çıkmıyor... diye ifade ediyor Yazıcıoğlu. Mütemadiyen bu konuda Yazıcıoğlu'na katılmamak mümkün değil. Kamu-Kurumları, Parti teşkilatlarının arka bahçesi olmamalı.
Hâsılı...
Bu ülkede, hangi zihniyetten olursa olsun, kimsenin torpile ve adam kayırmaya hakkı yok. Siyasette veya Mevki-makamlarda koltuk yetkisini bir övünç kaynağı hâline getirenler benim istediğim olur misali?... Hırsızlık ne kadar kötüyse torpil ve adam kayırma da o kadar kötüdür; Torpil ve adam kayıranlara gıptayla bakanlar. Bu düşünce etkisi ile kul hakkı hesabı âhirete dürüleceğini hiç hesaba katmıyorlar; Hayat sadece bu dünya ile sınırlı olduğunu ve hiç ölmeyecekmiş gibi makam ve güç zehirlenmesine tutulanlar adalet ve liyakat ilkesine aykırı davranışlar sergilemektedirler.
Demem o ki... Bu ülkede güzel şeylerde hayata geçirilmekte. Ama bu güzel şeyleri, hiç bir kabiliyeti ve yeteneği olmayanların iş başına getirilmeleriyle; adam kayırma, torpil, hak-hukuk adaletsizliklerle heba edilmektedir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın yaptığı onca güzel eserlerine gölge düşürülmektedir. Bir an önce mülakatın kaldırılması torpil ve adam kayırmanın önüne geçilecektir. Aksi takdirde Cumhurbaşkanımıza destek veren ebeveynler ve gençleri kaybetme ihtimali ile karşı karşıyadır.
Sonuç olarak...
İslâm dini, adalet ilkesine aykırı olan, toplumsal huzuru bozacak hak ihlalleri, torpil ve adam kayırmayı yasaklamış, görevlendirmelerin adalet ve liyakat ilkesine göre yürütülmesini ve her konuda kul hakkının gözetilmesini istemiştir. Hak etmediği hâlde akrabalık, dostluk, tanıdık gibi veya aynı partiden olma gibi ilişkilerden hareketle bir kimseye görev vermek veya kendisine menfaat sağlamak, İslâm'ın adalet ilkesine aykırıdır.
Ezcümle; Adalet ve eşitliğin sağlandığı toplumlarda istikrar hâkim olmuştur. Bu nedenle zulüm, haksızlık ve başkalarının hakkına tecavüz yoktur. Hukuk karşısında toplumun en fakiri ile en zengini, en itibar sahibi ile en aciz olanı arasında hiçbir fark gözetilmez. O hâlde başkalarının lehine, kendi aleyhimize torpil ve adam kayırmacılık yapılmasını tasvip etmediğimiz gibi, bunun tersini de kabul etmemeliyiz ve kul hakkına girildiğini unutmamalıyız. Allah Teâlâ'nın, kendi haklarından vazgeçebileceğini ancak kul hakkını affetmeyeceğini göz önünde bulundurarak yaptığımız her işten dolayı âhirette hesap vereceğimizi de unutmamalıyız.
Selam ve dua ile.