BATMAN ÇAYI HAVZASI VE DOĞAL AKARSUYUMUZ PAHA BİÇİLMEZ BİR MİRASTIR!
BATMAN ÇAYI HAVZASI VE DOĞAL AKARSUYUMUZ PAHA BİÇİLMEZ BİR MİRASTIR!

AZİZ ARSLAN
-Kıymetli Okurlarım,
Batman Çevre Platformu tarafından basın ve kamuoyuna açıklanan son raporu büyük bir titizlikle inceledim. Bu satırları size sadece bir gazeteci-yazar olarak değil, her şeyden önce çocuklarının geleceğinden endişe eden bir ebeveyn olarak yazıyorum. Çocuklarımızın en temel hakkı olan "su hakkını" savunmak adına, Batman Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı ve Batman Çevre Platformu Sözcüsü Hasan Argunağa’nın çağrısına destek vererek;
Batman Çayı’nın su güvenliğinin tehlikeye girmesi; ekolojik denge ve halk sağlığı üzerinde telafisi imkânsız kayıplara yol açacaktır. İçme suyu kaynaklarımız, parayla ölçülemeyecek paha biçilmez bir zenginliktir.
Tam da bu yüzden, bu hayati zenginliği korumak adına; Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Su Kalkınma Raporu (WWDR), 2019 ile 2030 yılı itibarıyla dünya nüfusunun yarısının ciddi bir su sıkıntısı tehdidiyle karşı karşıya kalacağını açıkça ifade etmiştir. Özellikle son on yılı aşkın süredir ülkemiz de kuraklık alarmı verirken ve su kaynaklarımız ciddi bir tehdit altındayken bu vurdumduymazlık niye? Batman Çayı Havzası; yalnızca sıradan bir akarsu sistemi değil, Dicle Havzası’nın can damarı, Mezopotamya’nın binlerce yıllık ekolojik mirasıdır. Durum bu kadar hassas iken; bu güzelim havzayı ve doğal su varlığımızı imara açmak, sanayileşmeye kurban etmek, denetimsiz atık deşarjlarına mahkûm etmek ve yol yapımı gibi... ekosisteme ve su havzamızı tehlikeye atmak demektir. Yetkililerimiz bu acı tabloyu neden görmezden geliyor?
Tarih boyunca medeniyetlerin su kenarlarında kurulduğunu, hatta pek çok savaşın su kaynaklarına sahip olmak için çıktığını çok iyi biliyoruz. Gelişmiş ülkeler kendi doğal içme sularını gözü gibi korur, arkasına çok sıkı yasal düzenlemeler koyarken; ne yazık ki biz ülkemizde kendi ellerimizle, yanlış politikalar sonucunda su kaynaklarımızı tehlikeye atıyoruz.
Sonuç olarak;
Batman Çayı Havzası ve doğal akarsularımız bize geçmişten kalan bir mülk değil, geleceğe devretmek zorunda olduğumuz paha biçilmez bir mirastır. Bir gazeteci-yazar olarak yetkilileri sorumluluk almaya çağırıyorum: Bu havzadaki tüm belirsiz, doğaya aykırı yapılaşmalar durdurulsun ve çocuklarımızın geleceği olan bu mirasa dokunulmasın!