24 Ocak 2026 - Cumartesi

YAPAY ZEKA VE ÖĞRETMENLERİMİZ

YAPAY ZEKA VE ÖĞRETMENLERİMİZ

Yazar - AZİZ ARSLAN
Okuma Süresi: 4 dk.
AZİZ ARSLAN

AZİZ ARSLAN

-
Google News

Bilgi akışının hızlı olduğu bu asırda tebeşirli kara tahtalar, akıllı tahtalar derken şimdi de sahnede yapay zekâ var. Bu yenilikçi teknolojik gelişmeler, öğretmenlerin yerini alabilirler mi? Veya bilgi veren değil, yönlendiren ve rehberlik eden bir öğretmen profilini mi ortaya çıkaracak. Her ne kadar yapay zekâ sayesinde not tutma, ödev kontrolü, sınav değerlendirmesi gibi işlemler otomatik hale geliyor olması, hem öğrencinin, hem öğretmenin iş yükünü azaltıp bir kolaylık sağlıyorsa da öğrenme sürecinden kopma riskini de beraberinde getirebilmektedir.

Dolayısıyla...

Yapay zeka teknolojisi eğitime dahil olması her ne kadar harika görünüyor olması ve hazır içerikler, hızlı özetler, otomatik çözümlemeler öğrenmeyi kolaylaştırırken, derinlemesine düşünmeyi de azaltabilir. Bu açıdan öğrenmenin hızını değil, niteliğini korumak gerekiyor. Nitekim, eğitimde teknolojiyi yaygınlaştırmak kadar, erişilebilir kılmakta önemli. Aksi takdirde bazı öğrenciler yapay zekâ destekli öğrenirken, bazıları hâlâ temel kaynaklarla aradaki farkı kapatması mümkün değildir. Tabiki teknoloji yenilensin, gelişsin, kolaylaştırsın, hızlandırsın. Ama anlamıyor, hissetmiyor, merhamet etmiyor, sevgiyle ya da sezgiyle karar vermiyor. Çünkü kalp atışı olmayan bir zeka. İlerleme, sadece teknolojik başarılarla ölçülmez. İnsani değerlere dayanmalı. Ahlak, edep, inanç, merhamet, empati, merak ve gelişim gibi kavramları ancak öğretmenlerimizle anlam kazanır.

Kıymetli okurlarım!

Çok düşündürücü ve ibret nazarıyla bakılması gereken bir detayı dikkatlerinize sunmadan geçemeyeceğim.

Şöyle ki;

Teknolojinin ağababaları olan (Bill Gates ve Steave Jobs), kendi geliştirdikleri teknolojiden çocuklarını uzak tutarak eğitimlerini köy okullarında teknolojiden mümkün oldukça arındırılmış doğal ve geleneksel bir eğitim ve inandıkları dini inanç yöntemiyle yetiştirmektedirler.

Hülâsa...

Teknolojinin insan hayatına sağladığı katkı ve kolaylıkları dikkate alan ebeveynler her nedense teknolojinin oluşturduğu tehlikeleri maalesef dikkate almamaktalar.

Sonuç olarak;

Ülkemizdeki mesleki eğitim ile alakalı acı bir gerçeği gözler önüne sermek istiyorum.

1,6 milyon okul öncesi,

5,3 milyon ilkokul,

5,1 milyon ortaokul,

5,4 milyon lise ve 7,3 milyon üniversite öğrencisi ile birlikte 20 milyona yakın öğrenci var ve kâğıt üzerinde devasa bir sistem… Örgün eğitimden mezun olup, yüz binlerce genç "diplomalı işsiz" olarak kaldırım mühendisliğine aday oluyorlar. Sonra ne oluyor?! Üniversiteyi bitirip; Hizmetli (temizlikçi) kadrolarına başvuruyorlar! Kazanırlarsa seviniyorlar. Kazanamazlarsa özel sektörde ne iş olsa yaparım çaresizliği içinde debelenip duruyorlar.

Hâsılı...

Bu ülkenin gerçek ihtiyacı olan tarım ve hayvancılık, sanayi, teknik üretim, kalfalık–ustalık gibi... İdarecilerimiz öncelikle buna kafa yormalı ve çözümler üretmeli.

Ezcümle, teknolojinin özünü, doğasını, amaçlarını, insan ve toplumun gelişimi üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerinin sorgulanması açısından ifade ettiğim bu konu umarım ebeveynlerin ve idarecilerimizin dikkatlerini çekebilmişimdir.

Selam ve dua ile.

#
Yorumlar (1)
MX
24.01.2026 22:01
Aziz hocam Allah razı olsun faydalı bilgilendirmeler yapıyorsunuz. Kaleminize sağlık.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları