22 Temmuz 2026 - Çarşamba

LALEŞ’TEN SONRA: ŞEYH HEVİNDA

LALEŞ’TEN SONRA: ŞEYH HEVİNDA

Yazar - METİN BANLI
Okuma Süresi: 8 dk.
METİN BANLI

METİN BANLI

metinbanli@hotmail.com -
Google News

Batman ili Beşiri ilçesine bağlı Asmadere köyünde bulunan, Ezidi inancının önemli mabetleri arasında yer alan Şeyh Hevinda Türbesi’nin restorasyon ve onarım çalışmaları kapsamında, Dicle’nin kolu olan Garzan Çayı kıyısında düzenlenen temel atma törenine katıldık.

Törene, Ezidilerin en önemli ruhani liderlerinden Mir Hazım Beg ile eşi Meyan Hatun da Irak’tan katıldı.

Mir Hazım Beg, konuşmasını Kürtçe yaptı. Ezidilerin yaşadıkları coğrafyalarda 74 kez katliama maruz kaldıklarını, bu nedenle defalarca yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldıklarını ifade etti.

Son olarak Ağustos 2014’te IŞİD’in saldırısıyla köylerde yaşanan katliamda binlerce kişi yaşamını yitirirken, binlerce kadın ve çocuk kaçırılarak esir alındı. Katliamdan kurtulan yüz binlerce Ezidi ise Şengal Dağı’na sığınarak hayatta kalma mücadelesi verdi. Aradan geçen yıllara rağmen yaklaşık 6.500 Ezidi kadın ve kız çocuğunun akıbeti hâlâ tam olarak aydınlatılamadı.

Konuşmasında, bu zor süreçte Türkiye’ye sığınan Ezidilere kucak açılmasından dolayı tüm Ezidi toplumu adına Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine teşekkür eden Mir Hazım Beg, ayrıca kendileri için büyük manevi öneme sahip olan Şeyh Hevinda Türbesi’nin restore edilerek yeniden ibadete açılmasına katkı sağlayan devlet yetkililerine de teşekkür etti.

Konuşmasının sonunda ise Ezidi inancının resmî düzeyde temsil edilmesi ve inanç hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde kendilerini temsil edecek bir yapının oluşturulmasını talep ettiklerini dile getirdi.

Almanya’dan katılım sağlayan Ezidi diasporasının saygın isimlerinden Şükrü Nokta, atalarının uzun yıllar bu kadim mabedin mihmandarlığını yürüttüğünü belirtti. Şeyh Hevinda Türbesi’nin yeniden inşa edilerek ibadete ve ziyarete açılmasına vesile olan Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine, Almanya’daki Ezidi diasporası adına teşekkür etti. Bu anlamlı çalışmanın, Ezidi inancına ait önemli bir kültürel ve manevi mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu da konuşmasına Kürtçe başladı. Daha önce Almanya’da ve sonrasında Türkiye’de, bu coğrafyanın kadim halklarından olan Ezidilerle gerçekleştirdikleri toplantılarda dile getirilen taleplerden birinin de Şeyh Hevinda Türbesi’nin restorasyonu olduğunu belirtti.

Bu doğrultuda restorasyon çalışmalarının başlamış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Nasıroğlu, Avrupa’nın birçok ülkesinden ve Ortadoğu’dan törene katılan misafirlere teşekkür ederek, onların bu anlamlı günde sevincini paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Ayrıca, insanın kendi ana diliyle konuşabilmesinin ayrı bir mutluluk ve huzur kaynağı olduğunu da sözlerine ekledi.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ise konuşmasında, Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim medeniyetlerine ait farklı inançların kültürel mirasının korunmasının, devletin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.

Şeyh Hevinda Türbesi’nin restorasyonunun da bu anlayışın önemli bir örneği olduğunu belirterek, tarihî ve kutsal mekânların gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.

Ayrıca, inanç turizminin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini vurgulayarak bu tür restorasyon projelerinin hem kültürel mirasın korunmasına hem de bölgenin turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Batman Valisi Ekrem Canalp ise Beşiri ilçesinde bulunan Mor Kiryakus Manastırı’nın restorasyon çalışmalarının tamamlanarak yeniden ibadete açıldığını hatırlattı.

Aynı hassasiyet ve kararlılıkla, Sason ilçesindeki Mereto Dağı’nın zirvesinde yer alan Meryem Ana Kilisesi’nin (Surp Asdvadzadzin) restore edilip yeniden ibadete ve inanç turizmine kazandırılması için yoğun gayret gösterdiklerini ifade etti.

Vali Canalp, Şeyh Hevinda Türbesi’nin restorasyon çalışmalarının da aynı titizlikle sürdürüleceğini ve mabedin eksiksiz şekilde tamamlanacağını belirtti.

Ziyaret ve ibadet amacıyla gelecek yerli ve yabancı misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek her türlü altyapı ve donanımın oluşturulacağını, böylece ziyaretçilerin ibadetlerini huzur içinde yerine getirebilecekleri uygun bir ortamın oluşturulacağını vurguladı.

Ayrıca, bu projenin bölgenin inanç turizmine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, konuşmasının başında, Ferhat Nasıroğlu’nun bölgenin kalkınmasına yönelik yaptığı heyecanlı ve samimi konuşmaya hep birlikte tanıklık ettiklerini ifade etti.

Nasıroğlu’nun ortaya koyduğu vizyon ve gayretin bölgenin geleceği adına umut verici olduğunu belirten Bakan Bak, hükûmet olarak bölgenin kalkınması, tarihî ve kültürel mirasının korunması ile inanç turizminin geliştirilmesine yönelik destek vermeyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti.

Bakan Bak, Şeyh Hevinda Türbesi’nin restorasyonunun yalnızca bir yapının ihyası değil, aynı zamanda bu coğrafyanın kadim kültürüne ve farklı inançlarına duyulan saygının önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda ise yurt içi ve yurt dışından törene katılan tüm misafirlere teşekkür ederek, restorasyon çalışmalarının en kısa sürede tamamlanmasını temenni etti.

Resmî programın ardından, restorasyon çalışmalarının başlatıldığı Garzan Çayı kıyısındaki alanda; başta Almanya olmak üzere yurt dışından ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen misafirlerin yanı sıra, Viranşehirli turizmci ve kanaat önderi Ali Yüksel ile Kurukavak, Oğuz, Kumgeçit, Uğurca ve Meydancık’tan gelen komşularımızla ayaküstü hasbihâl etme imkânı bulduk.

Katılımcılarla yaptığımız sohbetlerde Ezidi vatandaşlar ve diaspora temsilcileri, kendi inançlarını özgürce yaşayabilecekleri ve ibadetlerini yerine getirebilecekleri bu kutsal mabedin yeniden inşa edilerek ibadete açılacağı günü sabırsızlıkla beklediklerini ifade ettiler.

Sohbet ettiğimiz katılımcılar, yürütülen restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirerek organizasyonun başarılı geçtiğini, sürecin tüm kurumların ortak vizyonu ve güçlü koordinasyonuyla yürütüldüğünü belirttiler.

Yezidi mabedinin inşası, Garzan Çayı Vadisi’nin turizm ve kültürel miras açısından değerlendirilmesi için de önemli bir fırsattır.

Batman’a yakın konumu büyük bir avantaj sağlayan bölgenin, çevre düzenlemesi yapılarak ağaçlandırılması ve dinlenme alanlarıyla desteklenmesi hâlinde Garzan Çayı Vadisi, tıpkı Beyazsu gibi önemli bir turizm destinasyonuna dönüşebilir.

Böylece hem inanç turizmi canlanacak hem de bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sağlanacaktır.

Beşiri’deki Mor Kiryakus Manastırı’nın yeniden ibadete açılması, Sason’daki Meryem Ana Kilisesi’nin restorasyonunun sürmesi ve Şeyh Hevinda Türbesi’nin de yeniden ziyaret ve ibadete kazandırılacak olması; farklı inançlara ait tarihî ve kutsal mekânların korunmasına verilen önemin somut göstergeleridir.

Bu çalışmalar yalnızca tarihî eserleri ayağa kaldırmıyor; aynı zamanda ortak hafızayı güçlendiriyor, farklı inançlara duyulan saygıyı pekiştiriyor ve birlikte yaşama iradesine anlamlı bir katkı sunuyor.

Şeyh Hevinda da bu yönüyle yalnızca yeniden ihya edilen bir mabet değil; kardeşliğin, hoşgörünün ve ortak kültürel mirasın gelecek nesillere taşınan güçlü bir sembolü olarak yaşamaya devam edecektir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.